Maranello – İtalya; Ferrari’nin doğduğu yer.
Ferrari’nin evi Maranello’da insanlar Ferrari markasını, üstün kalite, titiz ve yaratıcı ustalık, kusursuz el işçiliği, zarafet, hız tutkusu, güzel olana sevgi gibi vasıflarla özdeşleştirirler.
Bu vasıflar, 3 boyut sanatçılarının işlerine olan sevgilerinin temelini oluşturur. Autodesk “Media and Entertainment” bölümünün görevi yaratıcı dehanızı serbest bırakacak üstün araçlar sağlamaktır; Autodesk 3ds max yazılımı gibi araçlar.
Ferrari tarihinin büyük bir bölümünde, otomobiller Maranello’daki fabrikalarında el işçiliği ile üretilmişlerdir. En tecrübeli mühendisinden en genç stajyerine kadar tüm Ferrari çalışanları sevgilerini vererek yarattıkları sansasyonel spor otomobiller ile gurur duyarlar. İnsanlar genellikle bir statü sembolüne sahip olma isteklerini tatmin etmek için lüks bir otomobil alırlar. Fakat herhangi bir Ferrari’nin koltuğuna bir anlığına oturduklarında, çevrelerini saran her küçük detayın işçiliğindeki kusursuz güzelliği hissederler.
Floransa Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden dört öğrencinin, ortak master tezlerinde, hırslı bir çalışma ile oldukça çılgın fikirler ileri sürerek hazırladıkları yeni Ferrari konsept tasarımlarında, bu ustalık, detay sevgisi ve yenilikçi tasarım isteği, onların kılavuzu olmuştur.
Mimari teknoloji ve tasarım okulundan Alessandro Debenedetti, Emiliano Fiordi, Marco Francesconi ve Pierpaolo Garripoli, şu anda vefat etmiş olan profesör Roberto Segoni’ye bir Ferrari tasarlayıp tasarlayamayacaklarını sordular. Sanal modeli oluşturmak için de Autodesk 3ds max’i kullanmayı önerdiler.
Cevap, üretime uygun gerçek bir model tasarlamaları şartıyla evetti. Bu, yeni model için konsept çalışması sırasında Ferrari’nin yardımını almak anlamına geliyordu. Bu, sadece bir stil sorunu değildi. Öğrencilerin otomobili, ayrıcalıklı bir tasarımın, mekanik, elektronik ve aerodinamik mühendisliğinin hassasiyeti ve gücün mükemmel bir harmanı olmalıydı. Başka bir deyişle dört mimarlık öğrencisi herkesin almak isteyeceği bir Ferrari’nin modelini yapmak zorundaydı. Bu, profesör Segoni’nin öğrencilerine bir meydan okumasıydı.
Ferrari Aurea’nın (Aurea altın demektir) dört tasarımcısından biri olan Marco Francesconi şöyle demektedir: “Başlangıçtan beri, Formula 1 aracının DNA’sını gücü yeten herkesin alabileceği ve sürebileceği bir otomobile transfer etmek istiyorduk. Bakış açımız, Ferrari’nin gelenek ve yeniliği birlikte temsil ettiğiydi. Ferrari adına, geçmişten günümüze ve geleceğe bir köprü kurmak istiyorduk.” diyor ve ekliyor; “Formula 1 modelinin spor özellikleri ile sokak arabasının mükemmel bir karışımı olarak gördüğümüz, 1940’larda üretilen Ferrari Barchetta isminde özel bir model vardı. Özellikle aerodinamik ve genel tasarım düşünüldüğünde, ilk modelimizin yanları Barchetta’ya çok benziyordu. Fakat Enzo, 406 ve 360 Modena gibi diğer modelleri ilham kaynağı olarak aldık. Eğer uygulanabilir ve üretime hazır bir araç yaratmak istiyorsak Ferrari ile daha yakından çalışmamız gerektiğinin farkına vardık. Ve telefona sarılıp Maranello’yu aradık.”
Ferrari mühendisleri çok yardımseverdiler. Ferrari’nin proje müdürü Amedeo Visconti, akışkanlar dinamiği müdürü Stefano Carmassi ve performans aerodinamik mühendisi Luca Caldirola, yeni bir Ferrari modeli yaratmayı isteyen mimarlık öğrencilerine yardım etmek için zamanlarını ayırdılar.
Francesconi şöyle devam etti: “Gerçek bir Ferrari tasarlamak istiyorsak, daha önce hiç düşünmediğimiz konuları da dikkate almak zorunda olduğumuz, fabrikadaki ilk toplantıda anlaşıldı. Kanunlar, bir sokak aracında nelerin müsaade edilip nelerin edilmediğini tanımlayan birçok kural ortaya koyar. Otomobilin parçaları için kullanılacak malzemeler gibi teknik sorularımız vardı. Gerçek bir aracı güzel bir projeden ayıranlar bu gibi şeylerdi. Barchetta ile ilgili ilk fikirlerimiz, Modena 360’ın daha modern ve gerçekçi yanları ile birleşti. Birçok düşünceden sonra yeni Aurea’nın dört farklı versiyonunu yarattık: GT, Roadster, Spider ve Berlinetta.”
Ferrari mühendislerinden elde edilen değerli teknik bilgilerden sonra, Marco ve çalışma arkadaşları, Aurea’nın eskiz kaplamaları ve 1:8 ölçekli modelini yaptılar. Tüm bileşenler teorik olarak yerlerindeydi: teknik detaylar, motor, iç mahal, malzemeler, stil ve farklı versiyonlar. Artık gerçek tasarımın ve 3 boyutlu çalışmanın yapılmasının zamanı gelmişti.
Marco ve arkadaşlarının hangi yazılımı kullanacakları konusunda hiçbir şüpheleri yoktu: Autodesk 3ds max.
“İhtiyaçlarımızı tam uyarlayabileceğimiz, yaratım sürecine katkı sağlayan bir araç olduğu için 3ds max yazılımını kullandık. Yaratım sürecinde 3ds max sayesinde, yazılım sınırlamaları ve limitleri yüzünden tasarım kararlarımızı değiştirme ihtiyacını duymadık.”
“Modelleme aşamasına gelene kadar geçen süre içinde üzerinde odaklandığımız üniversite projesi zihnimizin gerilerine gitti. Yollar için bir Ferrari tasarlıyorduk! Dünyada en çok arzulanan otomobilleri üretenlerle bir kaç dakika konuşup daha sonra tekrar baştan başlayamazdık. Modelleme yazılımının yeteri kadar güçlü ve profesyonel olmamasından dolayı yaratıcı fikirlerimizden ödün veremezdik. Bundan dolayı; Ferrari gibi karmaşık tasarım projeleri üretebilecek, esnek, hızlı ve güvenilir bir ortam olan 3ds max yazılımını seçtik.”
“Yüksek teknolojiye sahip araçların üreticileri ile konuşuyorduk, öyleyse yüksek teknolojili bir yazılım ile çalışmaya ihtiyacımız vardı. Üç aylık zaman boyunca, 3ds max yazılımını kullanarak otomobilin içi, jantları ve motor boşluğu dahil tüm modeli yarattık. 3ds max’in foto gerçekçiliği, bu kadar hassas ve doğru olması gereken bir proje için özellikle faydalı oldu.”
Dört mimarlık öğrencisinin danışmanlığını, Prof. Segoni’nin üzüntü verici ölümünden sonra Prof. Massimo Ruffilli’nin üstlendiği üniversite projelerinden yüksek not aldılar. “Ferrari Aurea” projesi başta Ferrari uzmanları ve yeni otomobil tasarımlarına ödül veren birçok prestijli uluslararası kurum tarafından ödüllendirildi ve onurlandırıldı. Genç mimarlar şu anda mezun oldukları okulda, Mimarlık Teknolojileri ve Tasarımı adında yüksek lisans dersi veriyorlar.
Dört mimardan üçü; Debenedetti, Francesconi ve Fiordi, “DGF Design” isminde çok başarılı bir tasarım evi kurdular. “Ferrari Aurea”, Ferrari’nin stratejik kararlarına bağlı olarak, gelecekte gerçek olabilir veya olmayabilir. Fakat model, bütün araba tutkunlarının hayranlığını kazanmak ve üzerinde çalışmak için orada. 3ds max yazılımı da