yazının başlangıcı...

SG: Uzun yıllardır AutoCAD kullanan ve bu yazılımla bir sistem oturtmuş bir şirket olarak, Revit’i tasarım platformu olarak tercih etmenize ne neden oldu?

BT: Yıllardan beri AutoCAD’i zaten kullanıyoruz ve bize birçok yararlar sağlıyor. Bizim için önemli kriterlerden biri, bize daha fazla hız kazandıracak bir yazılım olmasıydı. Tasarımda ve projelendirmede yarış içindesiniz, inşaat aşamasında yine zamana karşı yarış sürüyor, burada sizi destekleyecek bir yazılıma ihtiyaç var. Sizin kadar hızlı olabilecek bir yazılım olmalı.

Bu arada AutoCAD ile yaptığımız çalışmalarımız vardı. Revit’in bir avantajı da AutoCAD ile iç içe çok rahat çalışıyor olması. İsterseniz AutoCAD’ten de kopmadan çalışabiliyorsunuz. AutoCAD’te yaptığınız bir çizimi Revit’te, Revit’te yaptığınız bir çalışmayı da AutoCAD’te sorunsuz şekilde kullanabiliyorsunuz. Revit tasarımınızı güçlendirirken bir taraftan da AutoCAD’te çizilmiş detay arşivinizi Revit içinde kullanabiliyorsunuz.

Revit’i ilk kez duyduğumuz an çok heyecanlandık çünkü Autodesk’ten mimarlara ve yapı tasarımına yönelik böyle bir programı yıllardır bekliyorduk.

Proje ekibi genişleyince yeni AutoCAD lisansları almamız gerekiyordu. Revit Series ile hem Revit’in gücüne hem de AutoCAD lisanslarına sahip olduk.

SG: Mimarların genelde bu tür yazılımlara önyargılı bir bakışları var. Bunun nedenleri nedir sizce?

BT: Sanırım bu yanlış yönlenmelerinden geliyor. Düşünüyorlar ki bu tür yazılımlar tasarımlarını kısıtlar ve benzer tasarımlar çıkar. Oysaki Revit ile durum tam tersi, mimar için zaman kaybı olan işleri Revit hallettiği için, mimar olarak biz de, asıl işimiz olan tasarım ile ilgileniyoruz. Revit istediğiniz tasarımları yapma şansı tanıyor. Şablon tasarımlar yok. Çok esnek yüzeyler ve organik formlar üretmemiz mümkün oluyor.

SG: Yapı Bilgi Sistemi ile çalışıyor olmak, %100 parametrik bir yazılım kullanmak, yapı tasarımı ile uğraşanlar için bu teknolojiler çok yeni sayılır. Bu bir çekince yaratmadı mı?

BT: Şirketimiz inşaat aşaması bittikten sonra yapının işletilmesi ile de uğraştığı için Yapı Bilgi Sistemi ile çalışmaya zaten ihtiyacımız vardı. İşletme aşamasında Revit içerisindeki 3 boyutlu bina modeli üzerinden sorgulamalar yapmak, daha hızlı ve doğru kararlar vermemize yarayacak. Ayrıca Revit’in parametrik özelliklerini kullanarak tasarım yapabilmemizin birçok yararlarını gördük.

Projelerde genelde geniş zamanımız olamıyor. Hep zamana karşı yarış içindeyiz. Bu yarışı kazanabilmemiz için de teknolojiyi ve getirdiği olanakları kullanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Autodesk Revit yeni bir teknoloji ve zaman kaybına neden olan revizyon işlerini neredeyse sıfıra indiriyor.

Projede, planda bir aksın aralığını değiştirmemiz gerekti. Paftalara yerleştirdiğimiz bir kat planı üzerinde değişikliği yaptık ve sihirli bir değnekle dokunmuş gibi tüm diğer planlar, kesitler, görünüşler, metraj listeleri ve görsel çalışmalara bu değişiklik yansıdı. 50’nin üzerinde oluşturduğumuz pafta vardı; bunların tümü de otomatik olarak güncellendi. Kontrol etmemiz bile gerekmedi. Daha da şaşırtıcı olan, bu değişiklik bir dakika bile sürmedi.

Revit’in parametrik olarak kurduğu yapı elemanları arası ilişkiler sayesinde bizim projemizde aks çizgisini yapı elemanları ile ilişkilendirdiğimiz için değişiklik bu kadar kolay gerçekleşti. Revit bizim gibi hem tasarım hem de uygulama yapan firmalar için vazgeçilmez bir yardımcı.

SG: 3 boyutlu çalışma yapıyor olmanız konusunda neler söyleyebilirsiniz?

BT: 2 boyutlu çalışırken genelde yaptığımız çalışmaların belli aşamasında tasarım kararlarının kontrolü için 3 boyutlu modeller oluşturmamız gerekiyordu. Sunum aşamasına gelindiğinde ise yine 3 boyutlu model çalışmasına ihtiyaç oluyordu. Bu çalışmalar için ayrı bir eleman ve ayrı bir vakit ayrılması gerekiyordu. Tabii ki bunlar üretkenliği negatif etkiliyordu. Revit ile 3 boyutlu çalıştığınız ve 2 boyutlu tüm çizimler, dokümanlar, 3 boyutlu bina modelinden otomatik olarak üretildiğinden tasarım kararlarının doğruluğu ve sunum için ayrı çalışma yapmak gerekmiyor.

SG: Biraz da Tiflis projenizden bahsedebilir misiniz?

BT: Tiflis projesi bizim için Revit’i denediğimiz pilot projeydi. Proje toplamda 24.000m2 idi. Revit ile bina modelini oluşturduk. Bu modelden tüm proje dokümanları otomatik olarak üretildi. Planlar, kesitler, iç ve dış görünüşler, metraj listeleri ve çizelgeler, perspektif ve animasyon için ayrı çalışmalar yapmamız gerekmedi. Tasarımımız bittiğinde metraj verileri de bitmiş oldu ve teklifimizi hazır hale getirmiş olduk.

Proje teklifimizi sunduk. İkinci bir görüşme yaptık. 24.000m2 den 22.000m2 ye indirmemiz gerekti. Bu değişikliği yapmak için bir aksı kaydırdık ve buna bağlı olan tüm dokümanlar güncellendi. Oysa ki böyle bir değişiklikte tüm planları, kesit ve görünüşleri, perspektifleri, hatta hazırladığımız tüm paftaları da kontrol etmemiz, değişiklikleri işlememiz gerekirdi. Tüm bunları Revit bizim yerimize yapmış oldu. İkinci bir değişiklik de yapı kabuğunda oldu. Cephelerde farklı alternatifler yapmamızı istediler. Bunları da kolayca oluşturduk.

Revit’i öğrenmemiz ve adaptasyonumuz da tahminimizden çok kolay oldu. Biz tasarım firmasından çok uygulama ağırlıklı çalışan bir firmayız. Bizim için uygulamaya yönelik doğru kararlar almamız, doğru proje ve detaylar hazırlamamız çok önemli. Revit ile çalışırken gördük ki, 3 boyutlu modelde yaptığınız her şey şantiyede nasıl olacaksa o şekilde çalışıyorsunuz. Böylece gözden kaçmış bir yer, detayı çözülmemiş bir nokta kalmıyor. Proje yönetimi de çok kolay çünkü tüm çalışmalar ve paftalar tek bir dosyada tutuluyor.


Tiflis Havalimanı projesi


Tiflis Havalimanı projesi, 3 boyutlu merdiven kesiti


Dubai Majestic Tower

Ana Sayfa
SAYISAL GRAFİK Web Sitesi