"The Day After Tomorrow"un özel efektlerinde 3ds max kullanıldı

Tüm dünyada 28 Mayıs 2004 tarihinde gösterime giren "The Day After Tomorrow"un (Türkiye'de "Yarından Sonra" adıyla gösterime girmiştir) konusu şu şekilde özetlenebilir; Antarktika buzullarından çok büyük bir parçanın kopması ve deniz suyuna karışmasını takiben, dünyanın her yerinden iklimle ilgili garip haberler gelmeye başlar. Tokyo'da greyfurt büyüklüğünde dolu yağar, Hawaii'de rekor sayılabilecek hızda esen bir fırtına başlar, Los Angeles'ta aynı anda birçok hortum oluşur ve birçok yapıyı yıkar. Eriyen buzullar, okyanuslara gereğinden fazla su eklenmesine neden olarak yerleşik iklimin değişmesine sebep olmaktadır. Bunun sonucu olarak dünya yeni bir buz devri'ne sürüklenmektedir.

Yönetmenliğini Roland Emmerich'in yaptığı ve başrolde Dennis Quaid'in yer aldığı "The Day After Tomorrow", büyük bir iklimsel değişimin dünya üzerindeki etkisini anlatıyor. Uncharted Territory LLC'nin görsel efekt bölümü olan Dreamscape Imagery, bu film için üstlendikleri 30 görsel efekt sahnesinin tüm 3 boyutlu canlandırmalarını 3ds max ile 3 ay gibi çok kısa bir sürede gerçekleştirdi.

Dreamscape Imagery'nin hazırladığı canlandırmalardan sorumlu olan "Lead CG Artist" Brandon Davis, 3ds max'in birçok nedenden dolayı bu proje için en uygun yazılım olduğunu belirtiyor. "Bu filmin görsel efektleri altı farklı şirket tarafından gerçekleştirildi. Birçok sahne bir şirket tarafından başlanıp farklı bir şirket tarafından tamamlandı veya bir şirket tarafından tamamlanan çalışmaya, prodüksiyonun ilerleyen aşamalarında başka bir şirket tarafından ilaveler yapılması istendi" açıklamasını yapan Brandon Davis sözlerine şu şekilde devam ediyor: "Bu filmin görsel efektleri, bu şirketler tarafından gerçekleştirilen bir ekip çalışması ile tamamlandı."

Davis'e göre; 3ds max'in programlama dili olan MAXScript sayesinde, farklı şirketlerin ürettikleri verileri 3ds max'e aktarıp, üzerinde değişiklikler yaptıktan sonra, yapılan çalışmaları farklı dosya formatlarına aktarabilmek kendilerine büyük kolaylık sağladı. Bu konuda yaşadıkları durumu Davis şu sözlerle anlatıyor: "Üzerinde çalıştığımız dosyaların bir bölümü, birkaç dönüşüm aşamasından geçerek bize ulaştı. Ancak buna rağmen, dosya içeriklerini eksiksiz olarak 3ds max'a aktararak çalışmalarımızı rahatlıkla tamamladık. Sadece bu işlevsellik bile 3ds max'i bizim için vazgeçilmez bir araç konumuna getirdi."

Bu projede 3ds max kullanmanın sağladığı faydalar veri paylaşımı ile sınırlı kalmamış. Aynı zamanda, efektlerin hazırlanmasında da 3ds max'in canlandırma araçları önemli görevler üstlenmiş.

Dreamscape Imagery'nin üzerinde çalıştığı sahnelerden birisi de New York'ta mahsur kalan bir grup insanın, dondurucu soğuktan korunmak üzere kütüphane binasına sığındığı sahnelerdi. Filmin bu bölümünde üç kişilik bir grup, sağlık malzemesi ve gıda aramak üzere, kütüphane binasından dışarıya çıkmak zorunda kalır. Ancak binaya dönerken, kendilerini kovalayan kurtlar ve dondurucu soğuk hava dalgasından kaçarak binaya girmek zorunda kalırlar. Bu kovalama sahnelerinde, kütüphane koridorlarında kendilerini hızla takip eden dondurucu buz tabakasının canlandırması 3ds max ile gerçekleştirildi.


Filmin tanıtım fragmanında bulunan, 3ds max ile canlandırılmış, kar ile kaplı New York sahnesi

Bu sahnenin efektlerin gerçekleştirilebilmesi için, yapılması gereken ilk iş, tüm nesnelerin hareketlerinin çözümlenerek (3D Motion Tracking/Matchmoving) 3ds max içerisini aktarmaktı. Kamera ve nesne hareketleri, Andersson Technologies LLC tarafından geliştirilen "SynthEyes" ile çözümlendikten sonra, "SynthEyes" ile kullanıcılara sağlanan MAXScript uygulaması ile 3ds max'e aktarıldı.

İkinci aşamada buz oluşumunun canlandırılması gerekiyordu. Davis'e göre; Emmerich ve görsel efekt yönetmeni Karen Goulekas, buz oluşumunun hızı ve hareketine büyük önem veriyordu. Davis bu konudaki izlenimlerini şu sözlerle açıklıyor: "Doğrusal bir hareket istemiyorlardı. Buzun kapı aralıkları ve çatlaklar gibi boşluklardan yayılarak büyümesini istiyorlardı."


3ds max ile hazırlanan buz oluşumu ve canlandırması

"Buzun nereden yayılmaya başlayacağını belirledikten sonra, çekimlerden elde edilen hareket izleme verilerini kullanarak, buzun canlandırmasını oluşturmaya başladık. Canlandırma sürecini hızlandırmak için MAXScript ile ufak bir uygulama geliştirdik. Bu MAXScript uygulaması, önceden oluşturduğumuz bir parametrik dokuyu, sahne içerisinde sürükleyerek buz oluşumunu canlandırmamıza olanak sağladı" açıklamasını yapan Davis şu şekilde devam ediyor: "Bu araçları kullanarak buzun koridorlar içerisinde yayılmasını tam istediğimiz biçimde ve çok kısa bir sürede canlandırdık."

3ds max'in "Unwrap UVW" aracını bu süreçte yoğun bir şekilde kullanan Dreamscape Imagery ekibi, bu sayede buzun koridor yüzlerine gerçekçi bir şekilde kaplanmasını sağladı. Buzun oluşturulmasında kullanılan parametrik dokular, canlandırma üzerinde çalışanların, filmin yönetmeni Emmerich'in istediği değişiklikleri makine başında birlikte hızlıca denemelerini sağladı. Bu süreci Davis şu şekilde anlatıyor: "Parametrik dokuları OpenGL görüntüleme sistemi ile çalışma alanlarında net bir şekilde görebiliyorduk. Bu sayede kaplama işlemine gerek kalmadan, düzenlemeleri çok hızlı bir biçimde yönetmenin isteği doğrultusunda şekillendirebildik. Bu, hem bize zaman kazandırdı hem de yönetmenin aklındaki canlandırmayı en iyi şekilde oluşturmamıza olanak sağladı."

yazının devamı...

Ana Sayfa
SAYISAL GRAFİK Web Sitesi