Mimar Ertuğ Çetinçelik / Arcadia Mimarlık
Bilgisayarın hayatımıza girmesiyle birlikte mimarlık büroları ve şirketlerinin yanı sıra statik büroları, inşaat, mekanik, elektrik şirketleri de çizimlerini, AutoCAD ortamında yapmaya başladılar. Ozalit alışverişinin yerini disket alışverişinin almasıyla çizim tekniği farklılıkları, yanlış kullanımdan kaynaklanan sorunları da beraberinde getirdi. Bu yazımızda bu kullanım hatalarından söz edeceğiz.
Kullanım hatalarının kökeninde yazılımı kullanmaya başlayanların bu konuda eğitim almak yerine deneme-yanılma yöntemlerine başvurmaları yatmaktadır. Eğitim alınmamasının ise genellikle iki nedeni var: Bir, kullanılan yazılımın lisanssız olması ve desteğinin alınamaması; iki, eğitimin yararlarının anlaşılamamış olması.
Çoğu şirkette yöneticilerin yazılım hakkında az bilgiye sahip olmaları ya da hiç kullanmamaları nedeniyle, projenin bilgisayar ortamında ne şekilde hazırlandığının onlar için önemi yoktur. Kağıt üstündeki çizimin niteliği ve doğruluğu yeterli olmaktadır. Oysa yanlış kullanım, zaman ve üretkenlik kaybına ve farklı disiplinlerle bilgi alışverişlerinde sorunlar yaşanmasına neden olabilmektedir.
Kullanıcılarla yaptığımız görüşmelerde maalesef önemli bir çoğunluğun katman (layer) kavramından habersiz olduğu, projelerinde renk değiştirerek çizim yaptığı gözlenmiştir. Bu da doğal olarak diğer disiplinlerde çalışılırken sorun yaratmaktadır. Örneğin tefriş elemanları ayrı bir katmanda çizilmediklerinden ve kapatılamadıklarından karmaşık bir pafta görüntüsü ortaya çıkmaktadır. Oysa katman kullanımı, çizimdeki nesneleri grupladığı ve çizimde istenilen nesnelerin, istenildiği zaman görüntülenebilmesini sağladığı için, hem çizim yaparken, hem de disiplinler arası çalışmalarda çok fayda sağlamaktadır. Hele AutoCAD 2002'nin getirdiği özellikler ile katmanları bir standarda sokmanın ve bir çok projede aynı standardı kullanabilmenin çok kolaylaştığı düşünülürse.
Yine kullanıcıların büyük yanılgılarından olan "blok gereksizdir" düşüncesi, dosya boyutlarının gereksiz büyümesine yol açmaktadır. Bir de buna, var olan blokların, değişiklik ihtiyacı ile patlatılması eklenince dosya büyüklüğü iyice artmaktadır. Oysa blok özelliği, sık kullanılan elemanların, (örneğin aynı tipteki bir kapı, bir pencere, bir masa, antet vb.) bir kere tanımlanıp, istenildiği zaman istenildiği yerde kullanılmasını sağlayarak bir nesne kütüphanesi oluşturmanıza olanak tanırken, aynı zamanda çizim dosyasının şişmesini önleyerek performans artışı sağlamaktadır.
Mimarlık fakültelerinde daha ilk derslerde "çizgi kesintisiz bir defada çizilir" kuralı bile, bilgisayar destekli tasarım ortamında uygulanmamakta, parça parça çizgilerle proje çizilmektedir. Bu da yine gereksiz bir dosya yoğunluğu ve karmaşaya yol açmaktadır.
Çizim dosya boyutlarının bir anda şişmesine neden olan bir başka yanlış da, çalışılan yüklü bir dosyaya başka bir yüklü dosyayı "insert" komutuyla yerleştirmek. Oysa "External Reference" kullanıldığında hem dosya boyutu büyümez, hem de çağırılan dosyanın katmanları kendi isimleriyle geldiği için istenilen ayarlamalar yapılabilir. Ama "işin kolayı budur" düşüncesi ile bilgisayarlarda kilitlenmeler, CD'lere dahi sığamayan dosyalar ortaya çıkabilmektedir. "External Reference", hem herhangi bir dosyayı referans bir dosya olarak altlık olarak kullanmanızı sağlar hem de aynı anda bir kaç kişinin birlikte çalıştığı dosyalarda, ister aynı disiplinde isterse farklı disiplinlerde olsun, bilgi alışverişini hızlandırır. Sonuca, doğru ve güvenli olarak ulaşmayı sağlar.
AutoCAD'in ilk ortaya çıktığı sürümden beri var olan ölçülendirme özelliği, ne yazık ki pek çok kullanıcı tarafından yanlış kullanılmaktadır. Ya da tamamen göz ardı edilerek, çizgi çizip üzerine "text" komutu kullanılarak ölçü yazılmaktadır. "Dimension" komutunu kullananların bir kısmı da maalesef ölçü üzerinde bir değişiklik yapmak istediklerinde ölçüyü patlatarak değişiklik yapmaktadırlar. Oysa ölçülendirmenin otomatik olarak yazılım tarafından yapılabiliyor olması, bilgisayar destekli tasarımın hamaliyeyi azaltan en büyük getirilerinden birisidir.
Bir paftada birden çok değişik ölçekte çizim çıktısı gerektiğinde, çizimler parça parça kopyalanarak ve her bir parça değişik ölçeklere getirilerek çıktı alındığı gözlenmektedir. Yine eksik ve yanlış kullanımın birlikte yer aldığı bu sonucun altında, AutoCAD'in "model uzayı" ve "kağıt düzlemi" özelliklerinin bilinmemesi yatmaktadır. Kağıt düzlemleri, tam da bu iş için, yani çıktı alınacak paftaların düzenlenmesi ve değişik ölçeklerin ayarlanabilmesi için geliştirilmiş bir olanakken, bundan yararlanılmaması boşu boşuna zaman kaybıdır.
Proje çiziminin bir disiplin gerektirdiği her nedense bilgisayar ortamında çizim yapılırken göz ardı edilmektedir. Nasıl elle mimari proje çizerken uyulması gereken çizim kuralları varsa, AutoCAD kullanırken de bu kurallara uyulması gerekir.
Aynı mimari büroda bile farklı kullanıcıların farklı standartlarda çizim yapması, ortak çalışmayı zorlaştırıcı bir etken olarak göze çarpmaktadır. Oysa AutoCAD'in "CAD Standartları" özelliği, şirket içi, şirketler ve disiplinler arası standartların belirlenmesi, bunların yönetilmesi ve çizimlerin bu standartlara uygunluğunun kontrol edilmesini çok kolaylaştırır.
En doğru kullanımla en kısa zamanda sonuca ulaşmak amaç olmalıdır. Bilgisayar sistemine geçilmesiyle çizim masasının bir kenara itilmesi, çizim kurallarının ve disiplininin de bir kenara atılması anlamına gelmemelidir. AutoCAD, sonsuz büyüklükte bir çizim masası ve kağıt boyutu üstünde çalışma olanağı verse de, belli kurallarla kullanımda sınırlar koymak projenin düzgün ilerlemesinde, tasarımdan sunuma hızlı ve hatasız ulaşmanın tek yoludur. Ama tüm bu olanaklar göz ardı edilip, yanlış kullanım örnekleri sergilendikçe bilgisayar artı yazılım kullanımı, hayatı kolaylaştırma değil zora sokma aracı olarak yerinde durur.
Yukarıda sadece birkaç örnekle üstünde durulan ancak listeyi uzatmanın mümkün olduğu konuda, kullanıcıların yazılımı kendi kendine deneme yanılma yöntemiyle öğrenmiş saymasının rolü çok fazladır ve aslında toplumumuzun yarım yamalak bilgiyle kendini uzman saymak hastalığının bir sonucudur. Bırakın yıllarca bu konuda çalışanı, eğitim almadığı halde "çok iyi kullanıcı" sıfatını hiç çekinmeden kendisine yakıştıranların sayısı küçümsenmeyecek kadar fazladır. Sonuca, emek sarf etmeden ulaşma düşüncesi beraberinde yanlışlıkları, geri dönülmez sonuçları da getirmektedir.
Öğrenmenin ve eğitimin sonunun yaşla, bilgiyle sınırlı olmadığı gerçeğinin yerleştiği bir toplum olmak umudunun beyinlerde yeşermesi bu yolda bir başlangıç olacaktır.