İTÜ Öğretim Üyeleri tarafından hazırlanan
3 Şubat 2002 Deprem Raporu*

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü kayıtlarına göre 6,0, USGS kayıtlarına göre ise 6,5 büyüklüğündeki depremden iki saat sonra bu defa biraz daha batıda 6,0 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Bunu takiben ilk iki günde 500'e yakın artçı sarsıntı kaydedildi, 77 tanesi 3 ve daha büyük, 3 tanesi 5'ten büyük magnitüddeki bu depremlerin başlıcaları Şekil 1'de izlenmektedir.

Ana deprem ve onu izleyen büyük sarsıntının USGS tarafından yayımlanan ilk mekanizma çözümlerine göre deprem kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu bir normal fay tarafından üretilmiştir. Bölgedeki en son deprem kuzeybatı-güneydoğu uzanımlı Sultandağı Fayı üzerinde 15 Aralık 2000 tarihinde oluşan 5,9 büyüklüğündeki Akşehir Depremidir.

Bölge hakkındaki eski çalışmalara göre 3 Şubat 2002 depremi "Batı Anadolu Graben Sistemi" ve "Orta Anadolu Ova Rejimi" arasındaki bir kesimde yer alan "Isparta Büklümü"nün kuzey ucunda yeralmaktadır.

Depremin oluştuğu bölgede yeralan başlıca tektonik elemanlar "Sultandağ Yükselimi", "Akşehir - Afyon Çöküntüsü", "Sultandağ Fayı" ve "Fethiye - Burdur Fay Zonu"dur. Jura öncesi yaşlı metamorfik kayalarla temsil edilen Sultandağ Yükselimi, faylarla yükseltilmiş kuzeybatı - güneydoğu uzanımlı bir yüksek dağ sırasıdır (Şekil 2). Bu yükselimin kuzeydoğusunda yer alan Akşehir - Afyon Çöküntüsü ise 5 ila 20 km genişliğinde ve 90 km uzunluğunda çizgisel bir çöküntü alanıdır. Akşehir ve Eber göllerinin de içinde bulunduğu bu çöküntü Kuvaterner yaşlı kalın çökellerle doldurulmuştur. Uydu görüntüleri Sultan Dağı’ndan aşındırılan malzemenin bu ovayı günümüzde bile nasıl doldurduğunu açık bir biçimde ortaya koymaktadır. Sultandağ Yükselimi’ni Akşehir - Afyon çöküntüsü’nden ayıran Sultandağ Fayı yaklaşık 120 km uzunluğundadır. Bu fay Boray vd (1985), Şaroğlu vd (1987) ve Barka vd (1995)'ne göre Isparta Büklümü’nü kuzeydoğudan sınırlamakta ve ters atımlı, Koçyiğit vd (2000)'ne göre ise oblik atımlı normal bir faydır. 15 Aralık 2000 tarihinde meydana gelen Akşehir Depremi’ne ait fay çözümleri ise normal fay görüşünü destekler niteliktedir. Fethiye körfezinden başlayarak Sultandağ Yükselimi’nin kuzeybatı ucuna kadar uzanan Fethiye - Burdur Fay Zonu (Dumont vd., 1979; Taymaz ve Price, 1992; Price ve Scott, 1994) ise Isparta Büklümü’nü kuzeybatıdan sınırlayan yaklaşık kuzeydoğu - güneybatı gidişli, gerilmeli bir sol yanal fay zonu niteliğindedir (Barka ve Reilinger, 1997).

3 Şubat 2002 depreminin meydana getirdiği yüzey kırığı Çay İlçesi ile Eber Gölü arasında K65-75D doğrultulu olarak uzanmaktadır. Çay İlçesi’nin güney kesimindeki Yaka Mahallesi civarında çatallanan küçük kırıklarla başlayan yüzey kırığı buradan kuzeydoğuya doğru ilçe içerisindeki Kurşunlu Camii güneyine uzanmaktadır. Burada genellikle zayıf ve tek bir çatlak şeklinde olan kırık üzerindeki en büyük atım Kurşunlu Camii'nin 100 metre kadar güneyinde asfalt üzerinde izlenmektedir. Burada 25 ile 40 cm arasında değişen düşey atımlar ölçülmüştür. Asfalttan sonra kuzeydoğuya devam eden kırık Çay Deresi kenarında bir başka asfalt yolu kesmektedir. Burada ise düşey atım birkaç cm civarındadır. Düşey atımın yanısıra bazı alanlarda yine birkaç cm ile sınırlı olmak üzere sol yanal atım da gözlenmiştir. Çay Deresi’nin doğu yamacında da giderek zayıflayan bir şekilde izlenen kırık daha sonra izlenemez hale gelmektedir.

Kırığın kaybolmaya başladığı noktadan itibaren fayın doğrultusu boyunca gidildiğinde Çay-Akşehir Karayolu’nun hemen kuzeyinde yeralan 3 Şubat 2002 depreminde hemen hemen tamamen yıkılmış olan Sanayi Sitesine gelinir, ancak burada herhangi bir yüzey kırığı bulunamamıştır. Buradan kuzeydoğuya doğru Uyanık (Yeşilyurt) Köyü’nde aynı hat üzerinde dizilmiş kılcal çatlaklar gözlenmiştir. Uyanık Köyü, köy tarlasında bir çamur volkanı gelişmiş (Şekil 3), su seviyesinin yükselmesi sonucu su kuyularında 3 metreyi bulan artezyenler oluşmuştur. Bu bulguların tümü K70D doğrultusu üzerinde yeralmaktadır. Bu durum yüzey kırığının zeminin suya doygun kil-silt bileşimli yapısı nedeniyle izlenemediği şeklinde yorumlanmıştır.

Türkiye'nin çoğu kesimi gibi Afyon yöresi de tektonik açıdan aktif bir bölgede yeralıyor. Tarihi kayıtlara göre 1872, 1876, 1863 ve 1875'de bölge depremlerle tahrip edilmiş. Bölgede 1900 yılı başından bu yana ise büyüklüğü 4 ten fazla 35 deprem meydana gelmiş. Bunlardan 1914 (M=5,7), 1921 (M=5,4), 1931 (6,8), 1946 (M=5,5) ve 2000 (M=5,9) depremleri en önemlileridir. Bu kayıtlar bölgenin deprem aktivitesinin mevcut olduğu ve bunun günümüzde de sürdüğünün en açık kanıtlarıdır. Bir diğer deyişle bölge halkı deprem ile tanışık ve tanışık olmaya da devam edecektir.

İçişleri Bakanlığı Kriz Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, 3 Şubat 2002 depreminde Çay İlçesi'nde 24 kişi hayatını kaybetti. İlçede 288 konut ve işyeri hasar gördü. Sultandağı İlçesi’nde ise ölü sayısı 15, yaralı sayısı da 30 olarak belirlendi. Sultandağı Depremi’nin toplam bilançosu ise 44 ölü, 325 yaralı ve hasar görmüş 622 bina olarak tespit edildi. Gözlemlere göre hasarın en büyük olduğu yer Eber Kasabası. Tümüyle suya doygun alüvyon üzerinde kurulmuş olan Eber Kasabası’ndaki hasar kötü zemin koşulları ve bina kalitesinin çok düşük olmasından kaynaklanmıştır.

* İTÜ Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü'nden Prof. Dr. Okan Tüysüz, İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Haluk Eyidoğan; İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Erdinç Yiğitbaş, Doç. Dr. Ş. Can Genç ve Doç. Dr. Serdar Akyüz tarafından hazırlanan rapordan kısaltılarak alınmıştır. Kendilerine teşekkür ederiz.

Oluş Zamanı (UTC)
Yıl/ay/gün sa:dk:sn.s
Enlem (°) Boylam (°) Derinlik (km) Mb Ms Mw
2002/02/03 11:54:34.6 38,559 31,027 10 5,1 4,5  
2002/02/03 11:39:54.9 38,526 30,956 10 5,3 --  
2002/02/03 09:26:43.6 38,628 30,805 10 5,8 5,6 6,0
2002/02/03 07:11:29.2 38,557 31,116 10 5,7 6,5 6,2

Şekil 1: 3 Şubat 2002 depremi ana ve artçı deprem dağılımı


Şekil 2: Sultan dağları ile Akşehir ve Eber gölleri arasındaki alanın 3 boyutlu topoğrafyası üzerine geçirilmiş Aster uydu görüntüsü


Şekil 3: Uyanık (Yeşilyurt) köyü kuzeydoğusunda çamur volkanı


“Deprem değil bina öldürür” sözünü doğrulayan görüntüler

Ana Sayfa
SAYISAL GRAFİK Web Sitesi