Bülent Görücü
İş Geliştirme Yönetmeni
SAYISAL GRAFİK
Üretim süreçlerinin gelişimine baktığımızda, rekabette başarılı olma ve öne çıkma anlamında geçtiğimiz on yılı birbirinden farklı olarak tanımlayabiliriz. Buna göre, kaba bir ayrımla, 1980'li yılları "Çizim" dönemi olarak adlandırabiliriz. 1990'lı yıllar bu anlamıyla "Modelleme" dönemi ve son olarak 2000'ler "Tasarım" dönemi olarak değerlendirilebilir. Dönemler arasındaki farklılıklara ve her birini diğerinden ayıran temel ve anahtar kavramlara baktığımızda, genel hatlarıyla karşımıza aşağıdaki tablo ortaya çıkmaktadır.
| 1980'ler "Çizim" |
1990'lar "Modelleme" |
2000'ler "Tasarım" |
|
| Ürün Geliştirme Yöntemleri | Düşük maliyet | Pazara çıkış zamanı | Yenilik |
| Teknoloji Yönelimi | Verimlilik | Veri paylaşımı | Entelektüel sermaye |
| Proses Yönelimi | Dizisel tasarım süreci | İşletme ölçeğinde eş zamanlı mühendislik | İşletmeler arasında ortak çalışma |
| Organizasyonel Yönelim | Departman bazında | Proje takımları | Değer zinciri (Value Chain) |
Buna göre, 1980'lerde ürün geliştirme yöntemlerinde düşük maliyet önemli bir kriter iken, 1990'larda ürünün pazara çıkış hızı ya da süreci önemli olmuştur. "Tasarım" döneminde ise, yenilik ana kriter olarak kendisini göstermektedir. Teknolojik yönelim ya da odaklanma ise verimlilikten, veri paylaşımına, oradan da entelektüel sermayenin karşılanmasına varmaktadır. 1980'lerde ürünün üretim süreci, bir dizi aşamalardan oluşuyordu. "Modelleme" döneminde, işletme ölçeğinde eş-zamanlılık gündeme geldi ve uygulama alanı buldu. Yeni dönem, işletmeler arasında ortak çalışmanın önemli olacağını göstermektedir. "Çizim" döneminde işletmeler departman bazında bir organizasyona yönelirlerken, "Modelleme" döneminde farklı proje takımları ya da grupları oluşmuştur. Buradan ilerisi ise, değer zinciri dediğimiz bir süreç olacak. Değer zincirinden kasıt, tasarım verilerinin, analiz ve imalat süreçleri içerisinde ve bunların sağladıkları değerler ile oluşturulmasıdır.
Üretim süreçlerinin gelişimindeki bu farklılıklar, yönelimler ve dönemler, CAD/CAM (Bilgisayar Destekli Tasarım, Çizim ve İmalat) yazılımlarından beklenenleri etkilemiştir. Aslında söz konusu olan karşılıklı bir etkileşimdir. Endüstrinin eğilimleri doğrultusunda, teknolojik gelişimlerin de katkısıyla, bunlara yanıt verebilecek yazılımlar geliştirilmiştir. Aynı şekilde, yazılımların yetenekleri ve özellikleri de endüstrinin eğilimlerini etkilemiş ve bunları biçimlendirmiştir.
Bu yanıyla bizi burada daha çok ilgilendiren endüstrinin yeni eğilimleri ve "Tasarım" dönemidir. Bu dönemin özelliklerine geçmeden önce, mekanik üretim sanayiinde ülkemizde yaşanan bazı sıkıntılardan da bahsetmek isterim. Ne de olsa, bu sıkıntıların aşılması yeni bir dönemin eşiğinde rekabette öne çıkmak açısından önemlidir.
Bu açıdan bakıldığında, temel sorunlar iki ana başlık altında toplanabilir. İlk başlık, araştırma ve geliştirmenin çok az olması, ikincisi ise yeniliğin neredeyse söz konusu olmamasıdır. Yeni "Tasarım" döneminde ise, bu iki ana başlıkta yaşanacak olan ilerlemelerin, rekabette öne çıkmayı ve başarıyı getireceği açıktır. Ayrıca, bu yeni dönem buna uygun araçları da sunacaktır.
Yeni Eğilimler ve "Tasarım" Dönemi
Endüstrinin yeni eğilimleri konusundaki ana kavram iletişimdir: Tasarım departmanı içerisinde, tasarım ve imalat departmanları arasında ve tüm işletme içerisindeki iletişim. Rekabette öne çıkmak için işletmeler, hızlı ve kolay bir şekilde iletişim sorunlarını çözmek durumundadırlar. İletişimi gerçek kılan 5 ana eğilimden bahsedebiliriz:
Şekil 2: Koşut mühendislik araçları ile tasarım ve imalat sürecinin gerçekleştirilmesi
Entelektüel sermayenin paylaşımı, tasarımcının kafasında bulunan ya da onun düşündüğü tasarım ve proses bilgisinin, - o tasarımcı, tasarım takımından çıksa dahi - diğer tasarımcılar tarafından da kullanılması anlamına gelmektedir. Örneğin, Şekil 3'de gösterilen kabartma, basit bir kabartmadan öte, bir dizi mühendislik ve imalat gereksinimlerini karşılayan araç olarak da görülebilir. Belirli bir et kalınlığı var ve imal edilebilir bir yuvarlamaya sahiptir. İkinci bir tasarımcı aynı modeli kullanmak istediğinde, bu modelin tasarımında içerilen bilgiyi değiştiremez. Ayrıca, müşteri uygulamalarına yönelik olarak değişik ürünler oluşturan satış departmanında, söz konusu modelin yeniden kullanımı oldukça basit ve güvenilir olmalıdır.
Şekil 3: Entelektüel sermayenin ya da bilginin paylaşımı
Her iki senaryonun da gerçek kılınabilmesi için CAD bilgisinin yeniden kullanımı ve modele tümleşik olan tasarım bilgisinin kolaylıkla ulaşılabilir olması gerekir.
Günümüzde, katı model en fazla ürün mühendisliği grupları tarafından kullanılmaktadır. İletişim anlamında ise, modelin sahip olduğu tüm tasarım bilgileri yerine 2B teknik çizim görünüşleri dolaşıma çıkmaktadır. Gelecekte, gözüken o ki, modelin kendisi değer zinciri içerisinde gittikçe önemli bir duruma gelecektir. 2B teknik çizim görünüşleri varlıklarını koruyacaklar, fakat iletişim amacıyla 3B modelin kullanımı yaygınlaşacaktır.
Bunun olanaklı olabilmesi için, 3B CAD modeli yeniden kullanılabilir bir mimariye sahip olmalı, veritabanı performansı büyük ve karmaşık modelleri desteklemeli, modelin doğru tasarımı için toleranslar kullanılabilir olmalı ve mühendisin el kitabında bulunan bilgiler modelin bir parçası olmalıdır.
Günümüzde, yüksek performanslı 3B tasarım yazılımları, değer zincirinin sadece belirli bölümleri için çözümler sunmaktadır. Ürün mühendisliği alanında bile, tasarımcıların tümü aynı 3B tasarım araçlarını kullanamamaktadır; imalat, sağlayıcılar, geçici iş gücü ya da eğitim kurumları dışarıda kalmaktadır.
Gelecekte ise, rekabette öne çıkan imalatçılar, tüm değer zinciri boyunca ortak araçları kullananlar olacaktır. Bu değer zinciri içerisinde, ürün mühendisliğinden, geçici iş gücüne ve eğitime kadar bir süreç söz konusudur.
Kullanıcıların bundan kazanacakları açık olmalı.
Bunun gerçekleşebilmesi için, 3B tasarım yazılımı verimliliği bir adım daha ileriye götürecek araçları içermelidir. Bu araçlar arasında, kullanım ve öğrenme kolaylığını artırma, özel bir kullanıcı arayüzü ve tasarımcıların araçları verimli kullanmalarını sağlayan tasarım destekleme sistemleri gibi özellikler bulunmaktadır.
İşletme ölçeğinde bağlantı, günümüzde önemli bir gereksinimdir ve gelecekte önemi daha da artacaktır. Sonuç olarak, bağlantı kurulabilirlik 3B CAD sisteminin tümleşik bir parçası olmak durumundadır. CAD sistemi, sadece PDM ile değil, aynı zamanda ERP ve MRP sistemleri ile de doğrudan bağlantı kurabilme özelliğine sahip olmalıdır. Ayrıca, temel tasarım yönetimi özellikleri, karmaşık ek modüllerin değil, tasarım sisteminin bir parçası olmak durumundadır.
"Tasarım" döneminin eşiğinde, sistemlerini bu eğilimlere yönelik olarak güncelleyecek olan kullanıcıları, rekabette öne çıkma, rekabet edebilir ürünler geliştirme ve elbette başarı beklemektedir.
Bütün bu yeni eğilimlere bakıldığında, yeni başlayan bir sürecin başında olduğumuz görülecektir. Yeni başlayan bir süreç dedik… Bu yanıyla, bu eğilimlere yanıt verecek CAD sistemlerinin pazara sunulmasını yakın bir zaman dilimi içerisinde bekleyebiliriz. "Tasarım" dönemi mekanik bilgisayar destekli tasarım, çizim ve imalat alanında çalışan üreticiler, kalıpçılar, tasarımcılara, hem kullanım ve öğrenme kolaylığını, hem de karmaşık ve büyük modellerin tasarım ve imalatını gerçekleşebilir kılan yeni işlevsellikleri, özellikleri ve araçları sunacaktır.