3. Merkez Üssün Saptanması
Bir deprem olduktan sonra ilk ulaşılması gereken veri, depremin nerede ve kaç büyüklüğünde olduğudur. Deprem istasyonları, kaydettikleri dalgalardan depremin büyüklüğünü ve deprem merkezinin istasyona uzaklığını saptarlar. Deprem merkezi, birden fazla istasyondan gelen mesafe bilgileri çakıştırılarak bulunur. Basit bir program, istasyonların merkeze gönderdikleri mesafe verilerini işleyerek deprem merkezini bulabilir. Şekil 5'de, bunun bir örneği görülmektedir.
Şekil 5: İstasyonların ölçtüğü deprem mesafesi verilerinden merkez üssü saptanır
4. Etki Alanının Saptanması
Bir deprem olduktan hemen sonra, örneğin 15 dakika içinde depremin nereleri etkilemiş olabileceği bilinmelidir. Deprem istasyonları, deprem dalgalarını ivme, hız ve yer değiştirme cinsinden kaydederler. Bölgedeki tüm istasyonlardan merkeze aktarılan ivme kayıtlarından eş-ivme haritası oluşturulur. İvmenin büyük olduğu yerler, depremden daha fazla etkilenme olasılığı olan yerlerdir. Eş-ivme haritası ile yerleşim birimleri haritası çakıştırıldığında, hangi yerleşim biriminde daha fazla hasar olabileceği, dolayısıyla hangi bölgelere yardımda öncelik tanınması gerektiği ortaya çıkar.
Bu uygulamada eş-ivme haritalarını oluştururken, DTM (sayısal arazi modeli) tekniklerine başvuruldu. Her istasyon için veri tabanından okunan ivme değerleri, yükseklik bilgisi olarak alındı ve önce sayısal arazi modeli, sonra da eş-ivme eğrileri oluşturuldu.
Şekil 6'da Marmara Bölgesi için senaryo depremine göre eş-ivme haritası görülüyor.
Şekil 6: Marmara bölgesi için senaryo depremine göre eş-ivme haritası
5. Kaynakların Kullanımı
Deprem sonrasında yöneticilerin kaynak dağıtımı planlaması konusunda güncel ve doğru bilgiye ulaşabilmeleri, yardımın gerekli yerlere zamanında ulaştırılabilmesi açısından büyük önem taşır. Bu aşamada güncel verilerin işlendiği akıllı haritalar ile çalışmak büyük kolaylık sağlar.
Yapılan uygulamada deprem bölgesindeki gereksinimler, yardım gönderebilecek merkezlerdeki stoklar ve gönderilen malzemelerin durumu, merkezlerden gelen bilgiler doğrultusunda anında haritaya işlenerek yöneticilerin kullanımına sunuluyor.
Şekil 7'deki örnekte deprem bölgesindeki yerleşim birimleri üzerinde gereksinim duyulan malzemeler, diğer merkezlerin üzerinde de ellerindeki yardım stokları ve bu stokların ne kadarının yollandığı bilgileri yer almakta. Bu haritanın çıktısını alan yönetici hangi merkezde ne kadar stok olduğu ve nerelere yardım gerektiği bilgilerine anında ulaşarak, kaynakların dağıtımının planlamasını kolayca yapabilecektir.
Şekil 7: Örnekte deprem bölgesindeki yerleşim birimleri üzerinde gereksinim duyulan malzemeler, diğer merkezlerin üzerinde de ellerindeki yardım stokları ve bu stokların ne kadarının yollandığı bilgileri yer almakta
6. Geçici Yerleşimler
Deprem sonrasında geçici konutların yaşam koşullarını zorlaştırmayacak (su basması gibi) bir alanda seçilmesi gerekmektedir. Bu aşamada GIS yazılımları uygun alan için gerekli tüm kriterlerin bir arada değerlendirilebilmesine yardımcı olur.
Şekil 8: Çadırkent yerleşim seçimi kriterleri
Şekil 8'de, mevcut durum analiz edilerek,
7. Hasar Tespiti
Deprem sonrasında deprem bölgelerindeki yerleşimlerin hasar durumlarının saptanması gerekmektedir. Böylelikle hangi binaların hasara uğradığı tespit edilerek inşa edilmesi gereken konut sayısı ve hak sahipleri tespit edilir.
Şekil 9'daki uygulamada bölgede yer çalışması yapılarak binalar hasar durumlarına göre sağlam, yıkılmış, yıkılması gereken, bakım gerektiren olarak sınıflandırılmış; yer çalışması yapılamayan, deniz altında kalan binalar da GIS yazılımı yardımıyla tespit edilmiştir. Hasar durumuna göre sınıflandırılan bina sahiplerinin listesi alınarak hak sahipleri belirlenmiştir.
Şekil 9: Hasar tespit çalışması
8. Planlama
Deprem sonrasında hasar gören merkezler ve çevresi için yapılacak imar planlarında afet riskinin göz önünde bulundurulması kaçınılmazdır. Plancı diğer kriterlerin yanı sıra jeolojik etütler ve fay hatları bilgilerini de kullanarak en uygun yere gelişme önermelidir.
Şekil 10: Planlamada GIS kullanımı
Şekil 10'daki örnekte planlanacak alan için;
Bizler SAYISAL GRAFİK olarak doğal afet yönetiminde GIS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) çözümlerinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz. "Sıradan" bir doğa olayının felakete dönüşmesini önlemek için önce niyet, sonra da akılcı ve doğru yöntemler gerekir. Kuzey Anadolu Fayı, yeni deprem hazırlıklarına başladı bile. Peki biz karşı durmak için gerekenleri yapmaya başladık mı?