Bekir ÖZATA / BETİMAK Genel Müdürü
Yaşamımızı tehdit eden çevre kirliliği ile ilgili mücadele, sivil çevreci örgütlerin etkili çalışmaları sayesinde hızlandı. Yapılan çalışmalar ve etkinlikler toplumumuzun çevreye karşı duyarlı bir toplum olmasını sağladı. Özellikle TEMA ve ÇEKÜL vakıflarının yaptığı çalışmalar toplumumuzda çevre bilincinin aşılanmasına büyük katkılar sağladı.
Yapılan araştırmalara göre toplam hava kirliliğinde motorlu araçlardan kaynaklanan hava kirliliğinin oranı %55 civarındadır.
Özellikle şehirlerdeki karbonmonoksitin (CO) %90’ından fazlası motorlu araçlardan kaynaklanmaktadır. CO gazının solunum yolları ve kan dolaşımı hastalıklarına yol açtığı hepimiz tarafından bilinmektedir. Motorlu araçların oluşturduğu %90 oranındaki CO gazını çevreye zararlı olmayan gazlara dönüştürmek için “katalitik konvertörler” yani “Katalizörler” geliştirildi.
Katalizörler oksidasyon katalizörleri ve üç yollu katalizörler olmak üzere iki tipten oluşuyor. Günümüzde daha çok oksidasyon katalizörü kullanılıyor.
Katalizörlerde oluşan kimyasal reaksiyon neticesinde hava kirliliğine neden olan hidrokarbon (HC) bileşimleri ve karbonmonoksit (CO) egzoz gazında temizlenmiş olarak havaya karışıyor. Üç yollu katalizörler aynı anda hidrokarbon, karbonmonoksit ve azotoksitlerin (NO) egzoz gazından elimine edilmesini sağlıyor.
Katalizörlerin ABD ve Avrupa’da Kullanılması
Katalizörler ilk olarak ABD ‘nin Kaliforniya eyaletinde 1966’dan itibaren ve 1975’den itibaren de ülke çapında zorunlu olarak kullanılmaya başlandı. Avrupa’da ise ilk olarak 1985 yılında AT’nın çıkardığı bir yasa ile katalizör kullanımı başlatıldı. Bu yasa ile birlikte kurşunsuz benzin tüketimi (0,04 gPb/l) ve Avrupa’da üretilen bütün arabalarda oksidasyon katalizörünün kullanımı zorunlu hale getirildi.
Katalizör Kullanımının Türkiye’de Uygulanması
1995 yılında 1,8 lt ve üzeri, 1996 yılında 1,6 lt ve üzeri tüm motor hacmine sahip arabalarda oksidasyon katalizörünün kullanımı zorunlu kılındı. 1999 yılında 1,4 lt ve üzeri 2000 yılında ise tüm arabalarda kurşunsuz benzin ve oksidasyon katalizörü kullanımı mecburi hale getirildi.
Ancak bu yükümlülük otomobil fabrikalarının yeni ürettiği araçlar için geçerlidir. ABD’nin 1975 yılında, AT’nin 1994 yılında aldığı önlemleri, Türkiye 2000 yılında almış bulunuyor.
Katalizör kullanımının çevreye olan olumlu etkileri 20 yıl içinde gerçekleştiğine göre Türkiyemiz’de motorlu araçlardan oluşan kirlenmenin önüne 2020 yılında geçilecektir. Geç de olsa alınan bu önlemler sayesinde çocuklarımız daha temiz havaya sahip olacaklar.
Matay Otomotiv Yan San. ve Tic. A.Ş.
1987 yılında otomotiv sanayine egzoz ve egzoz sistemleri üretmek amacıyla Bursa’da kurulan Matay Otomotiv, üretimine 1988 Ocak ayında başladı.
Müşterileri OYAK RENAULT - TOFAŞ - FORD OTOSAN - HONDA - HYUNDAI - BMC - OPEL İngiltere ve Almanya’dır.
MATAY Avrupa’ya egzoz ihracatı yaptığı için ISO 9000 belgesi yanında ISO 9002 belgesine de sahiptir.
MATAY A.Ş. Orhan Holding, Koç Holding ve Magnetti Marelli (İtalya) ortaklı bir şirket olup Türkiye’de ilk defa katalizör üretimine 1995 yılında TOFAŞ TEMPRA modelleri ile başlayıp halen TEMPRA, TİPO ve 131 grubu katalizörlerini üretmektedir.
OYAK - RENAULT ile yapılan çalışmalar sonucunda OYAK - RENAULT’un yeni üreteceği aracın katalizör sistemini üretmeyi planlamaktadır.
BETİMAK, MATAY’ın üreteceği katalizör alt ve üst kokil kalıplarını kendi atölyesinde MDT ile modelleyip hyperMILL (CAM) yazılımını kullanarak üretecek. BURSA TATEF 99 fuarında, üretilecek kalıpların birer prototipleri TEZSAN’ın MCV 1000 tezgahında ahşaptan işlenerek fuar ziyaretçilerine CAM tanıtımı yapıldı. Yapılan çalışma CAD/CAM ve imalat içerdiği için ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü.